Elmas Tanımı

Elmaslar, yerin altında yüksek ısı ve basınç altında oluşur ve yer yüzeyine volkanik patlamalar sonucu gelirler. Elmas, saf karbondan oluşmuş bir mineraldir. Elmastaki karbon atomları, birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Elmas atomlarının arasındaki bağlantıyı kırmak için yüksek miktarda enerji gerekir. Elması bir arada tutan bağlar, güçlü kovalent bağlardır.
Bu nedenle elmas, mineraller içerisinde en sert olanıdır ve aşınmaya karşı dayanıklıdır.
Elmaslar yerin 160 ila 480 km altında oluşur. Bunların çoğu kimberlit adlı volkanik bir kayanın içinde bulunur ve volkanik faaliyetin hâlâ yaygın olduğu bölgelerde çıkarılır. Diğer elmaslar orijinal kimberlitlerinden ayrılarak başıboş vaziyette bulunur Dünyada yirmi ülkede elmas çıkarılır. Güney Afrika günümüzde elmas üretiminde Avustralya, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Botsvana ve Rusya'nın ardından beşinci sıradadır.
Elmas, atomik ve moleküler yapısından dolayı, kristal halde bulunur. Elmasın doğada bulunduğu kristal şekilleri:
6 köşeli oktahedron
8 köşeli küp hexahedron
12 köşeli dodekahedron

Bunlardan oktahedron, elmasın doğada en çok bulunan ve kesilmeye en elverişli şeklidir.

Elmas Şekilleri

Elmaslar çeşitli şekillerde kesilebilirler. Ama bir elmasın şekli ile onun kesimi birbiriyle karıştırılmamalıdır. Şekil, pırlantanın ana formu olarak kabul edilebilir. Buna örnek olarak oval, damla, markiz diyebiliriz. Kesim veya ölçüler ile kast edilen ise herhangi bir şeklin ışığı yansıtma yeteneğidir. Pırlantanın şekli, madenden çıkan ham elmasın formu, o şeklin moda olması, kişinin bireyselliğini yansıtan kişisel tercihlere dayalı olabilir. Yuvarlak haricindeki kesimlere genelde fantezi kesimler denir.

Ham elmastan az fire verilen ve geniş tablasıyla içini ve rengini daha çok gösteren şekiller, prenses, zümrüt ve radyant kesimlerdir. Ham elmastan çok fire verilen ve pırıltısıyla içini ve rengini daha çok gizleyen pırlanta kesim şekilleri ise yuvarlak, üçgen, oval, damla ve markiz kesimlerdir. Elmasın ışığı en çok yansıtan şekli, tam simetrik olan yuvarlaktır.

Elmas ve Pırlanta

Pırlantanın işlenmeden önceki ham haline elmas denir. Elmas, bilinen en sert maddelerden biri ve değerli bir taştır. Karbon elementinin bir modifikasyonu grafit, diğeri ise elmastır. Elmas kıymetli taşlar arasında en eski olanıdır. Çoğu elmas, en az 100 milyon yıl yaşındadır. En kıymetli elmasın ise, 3 milyar yıl önce, dünyanın ateş içinde kavrulan derinliklerinde oluştuğu saptanmıştır. Elmas çok serttir. Başka hiç bir doğal madde, sertlik bakımından elmasla boy ölçüşemez. Yakut ve safir'den 2000 kat, kübik ve zirkon gibi insan yapısı sentetik taşlardansa, 3000 kat daha serttir.

Elmas kesilip, işlendikten sonra pırlantaya dönüşür. Pırlanta 1919'da Marcel Tolkovvsky tarafından yaratılan “Brillant” kesime verilen isimdir. Bu kesimde ışık, taşın içinde kırılır ve olağanüstü bir ateş ve parlaklık vererek geri yansır. Brillant kesiminde, pek çok değişik biçim elde etmek mümkündür. Ancak, 57 fasetli yuvarlak kesim, en çok kullanılan kesimdir. Faset, ışığı yansıtan açılı yüzeylere verilen isimdir.

Pırlantanın Anatomisi

Kemerin üstünde bulunan bölüme “Taç” denir. Taç bölümünde 33 adet faset bulunur. Taç bölümünde bulunan fasetlerin sayısı fazla olduğu için, bu bölümde daha fazla yansıma ve parlaklık gözlemlenir.
“Kemer” bölümü doğal, cilalı ya da fasetli olabilir. Kemer kalınlığı, pırlantanın parlaklığını etkiler. Kalın kemerli bir pırlanta daha mat görünür, ince kemerli pırlanta ise mıhlamaya karşı dayanıksızdır. Kemer, pırlantayı sağlam tutan önemli bir bölümdür.

Kemerin altında bulunan bölüme “külah” denir. Külah bölümünde 24 faset bulunur. Külah bölümü, pırlantaya giren ışığın dışarı yansımasını sağlar. Külah ne kadar doğru açıyla kesilmiş ise, pırlantaya giren ışık yansıyarak yine taçtan çıkar. Böylece pırlantada optimum parlaklık sağlanmış olur.
Kimi zaman külah ucuna da faset atılabilir. Bu faset ile pırlantanın en hassas kısmı olan külah ucunda oluşabilecek hasarlar önlenmiş olur. Dünyanın en sert madeni olsa da, pırlanta belirli yönlerden gelen darbeye karşı dayanıksızdır ve çabucak kırılabilir.

Çap, pırlantanın kemerinin bir uçtan diğer uca kadar olan ölçüsüdür. Derinlik, pırlantanın tabladan külah ucuna kadar olan yüksekliğidir.